Önce kıvrak bedenler birbirine dolandı; Silvia’nın ince parmakları Tiffany’nin yumuşak teninde gezindi, dudaklar birbirine yapışırken nefesler hızlandı. İki folloşun bakışları arasında ateş kıvılcımlandı, gözlerini devirmiş, amcıklarını nemlendirmişlerdi. Tiffany, Silvia’nın gıdıklayan diliyle amını kaşırken vücudu titredi; bu yoğun temas onları daha da çıldırtıyordu. Silvia’nın sertleşen yarağı, Tiffany’nin dar ve kaygan amcığına baskıyla dayandı, sinir uçlarını patlatacak kadar yakındılar.
Dişi kavga kızıştıktan sonra ikisi de diz çöktü, bir yandan ağızlarında sakso parçalarına daha derin nefesler çekerken diğer elleriyle kalçaları sıktılar. O an vücutlarından yayılan ısının altında her hareket acımasızdı; Tiffany’nin dilini derinlere sokup yarak ucunu emmesi dakikalar içinde onu delirtti. Silvia’mın elinin cesaretli hareketleriyle arka kapıdaki kilitli hazinesini buldu, parmakları kayıp içeri dalarcasına gezindiğinde Tiffany kükreyerek karşılık verdi.
İki şehvetli kadın yerde yuvarlanırken kaburgaları, bel kemikleri birbirine sürttü; ara ara hızlı hızlı göğüslerine vurup iniltileri arttırdılar. Sonra aniden Silvia bastırdı: Yarağını Tiffany’nin kaygan, sıcak deliğine sapladı ve her kökleyişte sertçe içeri soktu. Amcığın etrafında sıkı ve dar kapanan kasların sıkıştırmasıyla birlikte tokluğu artıyor, her ileri geri hareketle kırbaç gibi acayip bir haz yayıyordu bedenlerine. Tiffany başını geriye attı, ağzından çıkan inlemeler havayı deliyordu.
Sikiş o kadar hırçındı ki yer titriyor gibiydi; çılgınca dayamalarla amlarının en dibine ulaştılar. Yakalama hissi öylesine güçlüydü ki son anda kendilerini bırakıp aynı anda boşaldılar; duvarlara çarpan iniltiler ve nefes nefese kalan bedenlerin sarsıntılarıyla tamamlandı bu vahşi seans. Kokan terin içinden gelen tatlı acılı istekle tekrar sarıldılar; tam emmeye devam ettikleri sırada başka bir dünyaya geçtiklerini biliyorlardı artık.

